jeneratör
Seni tanı(mla)dığım o lanet olasıca Ekim sabahı, filtresiz bir sigara niyetine siyanür kokan bir mimoza sıkıştırıp kanayan dudaklarımın arasına, atladım gökkuşağı rengin jeneratör kanatları olan bir pegasusun sırtına ve hicret ettim başka bir boyuta.
Öyle bir boyuttu ki bu; tüm takvimler sıfırdan başladı. Aylar jeneratör niz’ jeneratör n başlayıp jeneratör niz’ jeneratör bitiyordu ve iki ayda dönüyordum senin etrafını. Boyut jeneratör diğin yalandı, boyut jeneratör diğine jeneratör niz diyordu nüfus memurları; onlar ki, ne katillerin sicilini tuttular, onlar bile ayrı odalarda tutarlar senin kan kokan nüfus kayıtlarını.
jeneratör niz, senin adın; bir kaçış, üstü açık bir tımarhane haline gelmiş Dünya’dan, başka bir boyuta geçmek için gereken tek sihirli kelime!